İçeriğe geç
Doç. Dr. Deniz Can GüvenTıbbi Onkoloji Uzmanı

Uzmanlık Alanları06 / 10

Jinekolojik Kanserler

Kadın Kanserlerinde Kişiye Özel ve Multidisipliner Tedavi

Bu sayfada geçen moleküler belirteçler

  • HER2
  • NTRK
  • BRCA1
  • BRCA2
  • MSI-H
  • POLE
  • HRD
  • HPV

Kadın üreme sistemini ilgilendiren kanserler; rahim (endometrium), yumurtalık (over), rahim ağzı (serviks), vulva ve vajina kanserlerini kapsar. Her biri farklı biyolojik özelliklere, farklı tedavi yaklaşımlarına ve farklı takip süreçlerine sahiptir.

Son yıllarda moleküler onkoloji ve immünoterapi alanındaki gelişmeler sayesinde jinekolojik kanserlerin tedavisinde önemli ilerlemeler sağlanmıştır. Özellikle moleküler sınıflandırma ve genetik testler, birçok hastada tedavi seçiminde belirleyici hâle gelmiştir.

Tedavi planı oluşturulurken yalnızca tümörün bulunduğu organ değil; hastalığın evresi, patoloji özellikleri, moleküler profili, hastanın yaşı, çocuk sahibi olma isteği ve genel sağlık durumu birlikte değerlendirilmelidir.

01

En Sık Görülen Jinekolojik Kanserler

Endometrium (Rahim) Kanseri

Endometrium kanseri, kadınlarda en sık görülen jinekolojik kanserdir.

En önemli belirti;

  • Menopoz sonrası vajinal kanama

olup, bu şikâyeti olan kadınların mutlaka jinekolojik değerlendirmeden geçmesi gerekir.

Günümüzde endometrium kanseri yalnızca mikroskop altında değil, aynı zamanda moleküler özelliklerine göre de sınıflandırılmaktadır.

Özellikle;

  • dMMR/MSI-H
  • POLE mutasyonu
  • p53 mutasyonu

gibi moleküler özellikler hem prognozu hem de tedavi kararlarını etkileyebilmektedir.

İleri evrede immünoterapi ve hedefe yönelik tedaviler birçok hastada önemli katkılar sağlamaktadır.

Over (Yumurtalık) Kanseri

Over kanseri çoğu zaman erken dönemde belirgin belirti vermeyebilir.

En sık görülen yakınmalar;

  • Karında şişlik
  • Karın ağrısı
  • Erken doyma hissi
  • İştahsızlık
  • Kilo kaybı

şeklindedir.

Tedavinin temelini;

  • cerrahi,
  • kemoterapi,
  • uygun hastalarda hedefe yönelik tedaviler (özellikle PARP inhibitörleri)

oluşturur.

BRCA1, BRCA2 ve homolog rekombinasyon eksikliği (HRD) testleri tedavi planlamasında önemli yer tutmaktadır.

Serviks (Rahim Ağzı) Kanseri

Serviks kanserinin en önemli nedeni yüksek riskli HPV enfeksiyonudur.

Düzenli HPV taraması ve HPV aşısı sayesinde büyük ölçüde önlenebilen kanserlerden biridir.

Erken evrede cerrahi uygulanabilirken;

lokal ileri evrede kemoradyoterapi,

ileri evrede ise kemoterapi, immünoterapi ve hedefe yönelik tedaviler kullanılabilmektedir.

Vulva ve Vajina Kanserleri

Daha nadir görülen jinekolojik kanserlerdir.

Tedavi;

  • cerrahi,
  • radyoterapi,
  • kemoterapi

ve seçilmiş hastalarda immünoterapi seçeneklerini içerebilir.

02

Jinekolojik Kanserlerde Moleküler Onkoloji

Bu alan son yıllarda en hızlı gelişen konulardan biridir.

Artık birçok hastada;

✓ MMR (Mismatch Repair)

✓ MSI

✓ HER2

✓ BRCA1/2

✓ HRD

✓ NTRK füzyonları

gibi biyobelirteçler değerlendirilebilmektedir.

Bu testler;

  • immünoterapi,
  • PARP inhibitörleri,
  • HER2 hedefli tedaviler,
  • tümör agnostik tedaviler

açısından önemli bilgiler sağlayabilir.

03

Genetik Test Kimlerde Düşünülmelidir?

Özellikle;

  • Over kanseri
  • Genç yaşta endometrium kanseri
  • Lynch sendromu düşündüren aile öyküsü
  • BRCA ile ilişkili kanser öyküsü

olan hastalarda kalıtsal genetik değerlendirme gerekebilir.

Bu değerlendirme yalnızca hasta için değil, aile bireylerinin gelecekteki kanser risklerinin belirlenmesi açısından da önem taşır.

04

İmmünoterapi Jinekolojik Kanserlerde Kullanılıyor mu?

Evet.

Özellikle;

  • dMMR/MSI-H endometrium kanseri
  • İleri evre serviks kanseri
  • Bazı seçilmiş over kanseri hastaları

immünoterapiden fayda görebilmektedir.

Hangi hastaların bu tedavi için uygun olduğuna biyobelirteçler ve güncel bilimsel veriler doğrultusunda karar verilir.

05

Multidisipliner Yaklaşımın Önemi

Jinekolojik kanserlerin tedavisi;

  • Jinekolojik onkoloji cerrahları
  • Medikal onkologlar
  • Radyasyon onkologları
  • Patologlar
  • Radyologlar
  • Moleküler patoloji ve genetik uzmanları

tarafından birlikte planlanmalıdır.

Bu ekip çalışması, hastaya en uygun tedavinin belirlenmesini sağlar.

06

Güncel Bilimsel Gelişmeler

Jinekolojik onkoloji son yıllarda önemli değişiklikler yaşamaktadır.

Özellikle;

  • moleküler sınıflandırma,
  • immünoterapi,
  • PARP inhibitörleri,
  • antikor-ilaç konjugatları (ADC),
  • HER2 hedefli tedaviler,
  • tümör agnostik yaklaşımlar

tedavi seçeneklerini hızla genişletmektedir.

Her yıl yayımlanan yeni klinik çalışmalar, özellikle ileri evre hastalarda yaşam süresini ve yaşam kalitesini artırmaya yönelik önemli katkılar sağlamaktadır.

Benim yaklaşımım

Sayfanın geri kalanı literatür; bu bölüm hekimin kendi klinik duruşu.

Jinekolojik kanserlerde tedaviyi yalnızca tümörün bulunduğu organa göre değil, tümörün biyolojik ve moleküler özelliklerine göre planlamayı önemsiyorum. Günümüzde özellikle endometrium ve over kanserlerinde moleküler testler, tedavi kararlarının ayrılmaz bir parçası hâline gelmiştir.

Hastalarım için cerrahi, sistemik tedavi ve radyoterapi seçeneklerini multidisipliner ekip ile birlikte değerlendiriyor; gerekli durumlarda moleküler testler ve genetik analizlerden yararlanarak en güncel, kişiselleştirilmiş tedavi yaklaşımını oluşturmayı hedefliyorum.

Bilimsel gelişmeleri yakından takip ederek, uygun hastalarımı immünoterapi, hedefe yönelik tedaviler ve klinik araştırmalar açısından da düzenli olarak değerlendiriyorum.

Doç. Dr. Deniz Can Güven'in stüdyo portresi

Doç. Dr. Deniz Can Güven

Tıbbi Onkoloji Uzmanı · Hacettepe Üniversitesi Onkoloji Hastanesi

Sık sorulan sorular

Jinekolojik Kanserler hakkında en çok sorulan 5 soru. Genel sorular için SSS sayfasına bakabilirsiniz.

İkinci görüş

Elinizdeki raporlarla ne yapacağınıza birlikte karar verelim

Jinekolojik Kanserler tanısı almış ya da tedavi sürecinde olan hastalar için patoloji, görüntüleme ve moleküler test sonuçlarının birlikte değerlendirildiği bir ikinci görüş görüşmesi planlanabilir.

Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır; hekim muayenesi, tanı ve tedavinin yerine geçmez. Kendi durumunuza özel kararlar için tedavinizi yürüten hekiminize danışınız.