İçeriğe geç
Doç. Dr. Deniz Can GüvenTıbbi Onkoloji Uzmanı

Uzmanlık Alanları04 / 10

Prostat Kanseri

Erken Tanı, Kişiselleştirilmiş Tedavi ve Yaşam Kalitesini Ön Planda Tutan Yaklaşım

Bu sayfada geçen moleküler belirteçler

  • BRCA1
  • BRCA2
  • ATM
  • PALB2
  • CDK12
  • PSMA
  • PSA

Prostat kanseri, erkeklerde en sık görülen kanserlerden biridir. Günümüzde erken tanı yöntemlerinin gelişmesi, görüntüleme teknolojilerindeki ilerlemeler ve yeni tedavi seçenekleri sayesinde birçok hastada uzun süreli hastalık kontrolü, hatta erken evrede tamamen tedavi mümkün olabilmektedir.

Her prostat kanseri aynı şekilde davranmaz. Bazı tümörler yıllarca yavaş seyredebilirken, bazıları daha agresif özellik gösterebilir. Bu nedenle günümüzde tedavi kararı yalnızca PSA değerine göre değil; tümörün biyolojik özellikleri, hastalığın yaygınlığı, hastanın yaşı, genel sağlık durumu ve kişisel beklentileri birlikte değerlendirilerek verilmektedir.

01

Prostat Kanseri Nedir?

Prostat, erkek üreme sisteminin bir parçası olan ve mesanenin altında yer alan küçük bir bezdir.

Prostat kanseri, prostat bezindeki hücrelerin kontrolsüz çoğalması sonucu gelişir.

Çoğu prostat kanseri adenokarsinom tipindedir.

Erken evrede yalnızca prostat içinde sınırlı olabilirken, ilerleyen dönemlerde lenf bezlerine, kemiklere veya diğer organlara yayılabilir.

02

Kimlerde Görülür?

Risk faktörleri arasında;

  • İleri yaş
  • Ailede prostat kanseri öyküsü
  • BRCA2 başta olmak üzere bazı kalıtsal gen değişiklikleri
  • Afrika kökenli olmak
  • Obezite
  • Sağlıksız yaşam tarzı

yer almaktadır.

Prostat kanseri özellikle 50 yaş sonrasında daha sık görülmektedir.

03

Belirtiler Nelerdir?

Erken evrede çoğu hasta hiçbir belirti yaşamaz.

Belirti görüldüğünde en sık şikâyetler;

  • Sık idrara çıkma
  • Gece idrara kalkma
  • İdrar yaparken zorlanma
  • İdrar akımında zayıflama
  • İdrarda veya menide kan görülmesi
  • Kemik ağrısı (ileri evrede)
  • İstenmeyen kilo kaybı

olabilir.

Bu belirtiler prostat büyümesi gibi iyi huylu hastalıklarda da görülebileceğinden mutlaka değerlendirilmelidir.

04

PSA Nedir?

PSA (Prostat Spesifik Antijen) prostat tarafından üretilen bir proteindir.

PSA yüksekliği;

  • prostat kanseri,
  • iyi huylu prostat büyümesi,
  • enfeksiyon,
  • bazı girişimler

nedeniyle de görülebilir.

Bu nedenle yüksek PSA tek başına kanser anlamına gelmez.

PSA sonucu her zaman muayene, görüntüleme ve gerektiğinde biyopsi ile birlikte değerlendirilmelidir.

05

Tanı Nasıl Konur?

Tanı sürecinde;

  • Ürolojik muayene
  • PSA ölçümü
  • Multiparametrik prostat MR’ı

önemli yer tutmaktadır.

Kesin tanı ise prostat biyopsisi ile konur.

Patoloji sonucunda;

  • Gleason skoru
  • ISUP derecesi
  • Tümör yaygınlığı

belirlenerek tedavi planlanır.

06

PSMA PET/BT Nedir?

Son yıllarda prostat kanseri görüntülemesindeki en önemli gelişmelerden biri PSMA PET/BT olmuştur.

Bu yöntem;

  • hastalığın yaygınlığını,
  • lenf nodu tutulumu,
  • uzak metastazları

geleneksel görüntüleme yöntemlerine göre daha yüksek doğrulukla gösterebilir.

Ancak her hastada gerekli değildir.

Kullanım zamanı hastalığın evresine göre belirlenmektedir.

07

Evreleme

Prostat kanseri genel olarak;

  • Lokalize hastalık
  • Lokal ileri hastalık
  • Metastatik hormon duyarlı hastalık
  • Kastrasyona dirençli prostat kanseri

şeklinde değerlendirilmektedir.

Her evrede tedavi yaklaşımı farklıdır.

08

Tedavi Seçenekleri

Tedavi planı;

  • hastalığın evresi,
  • PSA düzeyi,
  • Gleason skoru,
  • görüntüleme bulguları,
  • yaşam beklentisi,
  • hastanın tercihleri

birlikte değerlendirilerek oluşturulur.

Yöntemler

09 yöntem

Aşağıdaki yöntemler tek başına ya da birlikte kullanılabilir. Sıralama bir tedavi protokolü değil, seçeneklerin haritasıdır; hangisinin size uygun olduğu evre, patoloji ve moleküler test sonuçlarına göre belirlenir.

  1. 01

    Aktif İzlem

    Her prostat kanseri hemen tedavi gerektirmez.

    Düşük riskli bazı hastalarda düzenli takip ile hastalık güvenle izlenebilir.

    Böylece gereksiz tedaviler ve olası yan etkilerden kaçınılabilir.

  2. 02

    Cerrahi

    Lokalize hastalıkta en önemli tedavi seçeneklerinden biridir.

    Günümüzde birçok merkezde robotik cerrahi uygulanabilmektedir.

    Cerrahi yöntemi hastaya göre belirlenmelidir.

  3. 03

    Radyoterapi

    Erken evrede cerrahiye alternatif olabilir.

    Bazı hastalarda hormon tedavisi ile birlikte uygulanabilir.

    Teknolojideki gelişmeler sayesinde çevre dokular daha iyi korunabilmektedir.

  4. 04

    Hormon Tedavisi

    Prostat kanseri çoğunlukla testosteron hormonundan etkilenir.

    Bu nedenle testosteron düzeyini azaltan veya etkisini engelleyen tedaviler hastalığın kontrolünde önemli rol oynar.

  5. 05

    Yeni Nesil Hormonal Tedaviler

    Son yıllarda;

    • Abirateron
    • Enzalutamid
    • Apalutamid
    • Darolutamid

    gibi ilaçlar prostat kanseri tedavisinde önemli gelişmeler sağlamıştır.

    Bu ilaçlar hem metastatik hormon duyarlı hem de kastrasyona dirençli hastalarda uygun durumlarda kullanılabilmektedir.

  6. 06

    Kemoterapi

    Bazı hastalarda tedavinin önemli bir parçasıdır.

    Özellikle metastatik hastalıkta uygun hastalarda yaşam süresini uzatabilmektedir.

  7. 07

    PARP İnhibitörleri

    BRCA1, BRCA2 ve bazı DNA tamir genlerinde değişiklik bulunan hastalarda kullanılabilen yeni nesil hedefe yönelik tedavilerdir.

    Bu nedenle uygun hastalarda genetik ve moleküler analiz önem taşımaktadır.

  8. 08

    Radyoligand Tedavisi (Lu-177 PSMA)

    PSMA pozitif metastatik prostat kanserinde bazı hastalar için etkili bir tedavi seçeneği olabilir.

    Bu tedavi, radyoaktif maddeyi doğrudan tümör hücresine taşıyarak etki göstermeyi amaçlar.

    Her hasta için uygun değildir.

    Nükleer tıp ve medikal onkoloji ekipleri tarafından birlikte değerlendirilmesi gerekir.

  9. 09

    Kemik Sağlığı

    Prostat kanseri en sık kemiğe yayılabilir.

    Bu nedenle;

    • kemik koruyucu tedaviler,
    • D vitamini,
    • kalsiyum desteği,
    • düzenli egzersiz

    uygun hastalarda önem taşımaktadır.

09

Moleküler Testler

Bazı hastalarda;

  • BRCA1
  • BRCA2
  • ATM
  • PALB2
  • CDK12

gibi genlerde değişiklik araştırılabilir.

Bu testler yalnızca tedavi seçimini değil, aile bireylerinin risk değerlendirmesini de etkileyebilir.

10

Güncel Gelişmeler

Son yıllarda prostat kanseri tedavisinde önemli ilerlemeler yaşanmıştır.

Bunlar arasında;

  • PSMA PET/BT
  • Yeni nesil androjen reseptör inhibitörleri
  • PARP inhibitörleri
  • Lu-177 PSMA tedavisi
  • Kişiselleştirilmiş tedavi yaklaşımları
  • Moleküler testlerin yaygınlaşması

yer almaktadır.

Benim yaklaşımım

Sayfanın geri kalanı literatür; bu bölüm hekimin kendi klinik duruşu.

Prostat kanseri tedavisinde en önemli noktanın doğru hasta için doğru zamanda doğru tedaviyi seçmek olduğuna inanıyorum.

Her prostat kanseri aynı şekilde davranmadığı gibi her hastanın beklentileri de farklıdır. Bazı hastalarda aktif izlem en doğru seçenek olabilirken, bazı hastalarda cerrahi, radyoterapi veya sistemik tedavilere erken dönemde başlanması gerekebilir.

Tedavi planını oluştururken PSA düzeyi, patoloji bulguları, görüntüleme sonuçları, PSMA PET/BT, moleküler analizler ve hastanın genel sağlık durumunu birlikte değerlendiriyorum. Gerektiğinde üroloji, radyasyon onkolojisi, nükleer tıp, radyoloji ve genetik uzmanlarıyla multidisipliner çalışarak en uygun tedavi stratejisini belirlemeyi hedefliyorum.

Amacım yalnızca yaşam süresini uzatmak değil; aynı zamanda yaşam kalitesini koruyarak hastalarıma güncel bilimsel gelişmeler doğrultusunda en uygun tedaviyi sunmaktır.

Doç. Dr. Deniz Can Güven'in stüdyo portresi

Doç. Dr. Deniz Can Güven

Tıbbi Onkoloji Uzmanı · Hacettepe Üniversitesi Onkoloji Hastanesi

Sık sorulan sorular

Prostat Kanseri hakkında en çok sorulan 5 soru. Genel sorular için SSS sayfasına bakabilirsiniz.

İkinci görüş

Elinizdeki raporlarla ne yapacağınıza birlikte karar verelim

Prostat kanseri tanısı alan veya mevcut tedavi planı hakkında ikinci görüş almak isteyen hastalar; PSA sonuçları, patoloji raporları, görüntülemeleri ve varsa moleküler test sonuçlarıyla birlikte değerlendirme için başvurabilir. Her hasta bireysel olarak ele alınır ve tedavi planı güncel uluslararası kılavuzlar ile bilimsel kanıtlar doğrultusunda kişiye özel olarak oluşturulur.

Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır; hekim muayenesi, tanı ve tedavinin yerine geçmez. Kendi durumunuza özel kararlar için tedavinizi yürüten hekiminize danışınız.